https://archive.org/details/yatakli-istihbaratta-kasetli-siyaset
YATAKLI
İSTİHBARATTA
KASETLİ SİYASET
Dr. Seyfi SAY
İÇİNDEKİLER
“İSTİHBARATTA
YATAK ODALARI ÇOK ÖNEMLİDİR” 2
MUHSİN
YAZICIOĞLU'NA KURULAN FUHUŞ KASETLERİ TUZAĞI 22
KASET SAVAŞLARININ
“ŞEHİTLERİ” VE YARALI “GAZİ”LERİ 67
KASET ŞANTAJLARI KİMLERİN İŞİYDİ? 88
BİR ZAMANLAR ODATV’DE: GİZEMLİ ASİYE GÜLDOĞAN’IN YATAK
HİKÂYELERİ 95
RESMÎ VE
YERLİ-MİLLİ PEZEVENKLİK 108
MAKBUL KUMPAS 111
KUŞCU EŞREF VE MAHREMİYET
(NAM-I DİĞER UÇKUR BAHSİ) 115
ÖFKENİN SON SEBEBİ: YATAK GÖRÜNTÜLERİNİ KİM MERAK EDER DE ÇEKER? 127
“MÜCADELEYİ BEL
ALTINA İNDİRMEYİN” DEDİK 148
ŞU KASET HARBİ NEDİR, VAR MI
Kİ DÜNYA’DA EŞİ 153
BAYKAL KASEDİNİN ARDINDA KİM VARDI? 158
“BAŞKA KOŞULLARDA KARŞILAŞMIŞ OLSAYDI …” 166
NATO SUBAYLARINI BAŞTAN ÇIKARAN RUS KADIN AJAN 171
28 ŞUBAT'IN "GECELİK
ZEVK” HUKUKU 175
28 ŞUBAT’IN MÜSLÜM’LE
BASILAN FADİME’Sİ, ALİ NABİ KOÇAK’A DA TEĞET GEÇMİŞ 203
VAR SENİN ELBETTE KASEDİN KANDEDİR 210
CUMHURİYET TÜRKİYESİ’NİN YERLİ VE
MİLLİ BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: BEL ALTI KASET İMALAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 213
“KADROLARINDA ŞEYH
DE VAR, FAHİŞE DE” 218
KİMİN KASETİNİN
BULUNDUĞUNU NASILSA BİLİYORLAR 224
AYTUNÇ ALTINDAL’IN
DİLİNDEN KADIN AJANLAR 244
BAL TUZAĞINDAN DA FAZLASI
258
HÜSEYİN GÜLERCE: “HANEFİ
AVCI’YA KASET ŞANTAJI YAPILDI” 264
MİT, FETÖ, VE 12 BİN ŞANTAJ KASETİ 269
FBI AJANI KADIN, IŞİD’Lİ ALMANI NASIL KAFESLEDİ 278
MHP KASETLERİNİN ARDINDA KİM VARDI? 281
FETÖ'NÜN
"AŞK VE SEX" BOMBASI TELEKIZLARI 289
“SEVGİLİ
AYARLAYAMAZSAN SEVGİLİSİNİ AYARLA” 387
İSTİHBARAT TEŞKİLATLARININ
PEZEVENKLİĞİ VE FUHŞU 391
MİT’TEKİ MÜSTEŞAR (BAŞKAN) YARDIMCISI TACİZCİ KAZARA
KENDİSİNİ SOBELEMİŞ 400
*
MİT’TEKİ MÜSTEŞAR YARDIMCISI TACİZCİ KAZARA KENDİSİNİ
SOBELEMİŞ
Eski MİT’çi
Mehmet Eymür, atin.org adlı sitesinde, 5 Mayıs 2000 tarihinde yayınlamıştı.
Yazının
başlığı “Miktad Şimdi Ne Yapıyor Acaba?”
şeklindeydi.
Söze,
“Gazetecilerin tabiri ile MİT’in efsanevi ikinci adamı Miktad Alpay ne yapıyor
acaba?” sorusu ile başlamıştı.
Söylediğine
göre, o günlerde bazı gazeteciler onun ABD’ye yerleşeceğini, bazısı da Cumhurbaşkanı
Sezer’in sınıf arkadaşı olduğu için Cumhurbaşkanlığında görev alacağını
yazmışlardı.
Yazısından
öğreniyoruz ki, Şenkal Atasagun ile efsanevi ikinci adam Miktad Alpay arasında müsteşarlık
(MİT başkanlığı) koltuğu için rekabet yaşanmış ve kazanan Atasagun olmuş.
Eymür
şunları yazıyor:
“Şenkal Atasağun’un MİT Müsteşarlığına geldiği
günlerde, Müsteşar adayı Miktad Alpay’dan en çok şikayet edenler arasında sekreterler ve memureler bulunuyordu.
“Görev gereği Müsteşar adayının, ses geçirmez çift kapılı ve kapısında “girilmez” ışığı bulunan odasına
girmek, bazılarına korkunç bir kabus gibi geliyordu. Alpay’ın elleri rahat durmuyor ve taciz ediyordu.
“Neticede, Alpay’ın
uzun zamandan beri sekreterliğini yapan genç kız, ciddi sinir krizleri
geçirerek hastahanelik oldu.
“Kime ve nasıl şikayet edeceklerdi.
Böyle bir durumda haksız duruma
düşürülmeleri ve işlerinden olmaları kesindi.
“Miktad Alpay’ın bu davranışlarından hoşlananlar veya
bunu mesleki bir fırsat olarak kullananlar da vardı.”
(https://atin.org/detail.asp?cmd=articledetail&articleid=187)
Balık
baştan kokar derler..
Böyle
bir adamın efsanevi ikinci adam olduğu bir teşkilata ne kadar güvenilebileceğini
varın siz düşünün.
Adam
tacizci, ve kendisine hesap sorulmadığı gibi, az kalsın MİT’in başına
geçiyormuş.. Atasagun’un torpili daha kuvvetli olduğu için yarışı kaybetmiş..
Ama
koltuğu sağlam.. Yerinde duruyor.
Tacizci
bir bürokratın taciz işlerine en korunaklı ve güvenli biçimde devam edebileceği
bir kurumun başında.. Efsane isim..
Kurbanları
ise, kurumun memureleri.. Sekreter hanımlar..
Bu
işi, kurumda yükselmek için fırsata çeviren kadınlar da varmış.. Taciz edilmekten hoşlananlar da..
*
Eymür
sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Komedi filmlerini andıran bir örnek olayı nakledelim:
“Alpay bir gün Genelkurmay’dan
gelen bir generalle görüşüyormuş. Bütün önemli görüşmelerinde olduğu gibi ses kayıt cihazını çalıştırmış ve
konuşmaları kayda almaya başlamış.
“Görüşmenin bitiminden ve generalin ayrılışından sonra
Alpay cihazı kapatmayı unutmuş. Alpay bir süre sonra, “S” isimli memureyi
çağırtmış. Balık etinde, güzel bir hanım olan “S” uzun süre içeride kalmış. Bu
arada MİT’teki Başkan’lara ait makam
odalarının her nedense hepsinin yatak odalı, banyolu küçük birer daire şeklinde
olduğunu ilave edelim.
“Alpay, o akşamüstü, ses cihazındaki bandı, çözülmesi
için sekreterine teslim etmiş. Bandı
çözen memureler, bandın generalle vaki konuşmadan sonraki kısmını dinleyince
renkten renge girmişler. Bandın bu kısmı tam bir rezaletmiş.”
Generalle yaptığı konuşmalardan sonraki kısım, memure S. ile olan hasbihali..
Okumaya
devam edelim:
“Memureler bandın o kısmını bir kaç kopya çoğaltarak
saklarken, Alpay’a hiç renk vermemişler.
“Neticede, Şenkal Atasagun (müsteşarlık makamına) gelince,
bazı memureler cesaret bulup Miktad Alpay’ı şikayet etmişler. Şenkal da bu
konuyu Teftiş kuruluna havale etmiş.
“Teftiş kurulunda olay örtbas edilse de, Alpay’ın bu
zafiyeti Atasağun’un eline koz olarak geçmiş.”
Teftiş
kurulu da kurulmuş ha!.. MİT’e iyi kurulmuşlar.. Kel başa şimşir tarak..
Her
neyse.. Eymür’ü dinlemeye devam edelim:
“MİT’deki dostlarım, Atasagun’un elinde, Miktad
Alpay’la ilgili, uzunca bir çalışmanın mahsulü olan, kalınca bir dosya
bulunduğunu belirtiyorlar. Bu dosyada özellikle Dedeman Oteli’nin özel odalarındaki ve Alpay’a ait bir evdeki bazı resimlerin ve dinleme bandlarının önemli
bir yer tuttuğu söyleniyor.
“Atasağun, Alpay’ı bu şekilde kuyruğundan tutmuş ve
sesini kesmiş...”
Bunları
yazan kişi, MİT’in ıcığını cıcığını bilen, babası da MİT’çi olan bir
istihbaratçı..
MİT’in
efsanevi ikinci adamı, müsteşar (başkan) olacakken direkten dönen adam, Dedeman
Oteli’nin “özel” odalarında acayip filmler çevirmiş.
Ancak,
çalıştığı kurum da boş durmamış.. Kendi amirlerinin bu değerli anıları ve
faaliyetleri geçmişin sisli karanlıkları içinde kaybolmasın diye bazı resimler almışlar.
Ses
kayıtlarını da unutmamışlar.
Eh,
kendi personeline bunu yapan MİT, başkalarına ne yapmaz diyorsanız, deyin
gitsin.
*
Buradan
anlıyoruz ki, bu tür resimler, kasetler, bantlar vs. sadece “koz” olarak
kullanılıyor.
Birilerinin kuyruğundan tutmak ve susmalarını sağlamak için..
Ya da, ellerine tutuşturulan nota kâğıtlarına göre ciyaklamaları, yerli-milli, laik (siyasal dinsiz) vatansever serenatta bulunmaları için..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder