Esed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Esed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

DERDİN ZULÜMLE MÜCADELE İDİYSE ...











Esed zalim miydi?

Zalimdi.

Alçağın önde gideniydi.

Fakat Erdoğan bunu bildiği halde, 2011 senesi öncesinde Esed'le can ciğer kuzu sarması dosttu. 

"Bu adam zalim, bununla arama mesafe koymalıyım" demiyordu.

*

Sonra bir Arap Baharı yaşandı.. 

Arap dünyasında rejimler birer birer yıkılıyordu.

İsrail ile ABD, İsrail'in istikbali için Suriye'ye de bahar gelmesinin çok iyi olacağını düşündüler.

Ve Erdoğan, ABD istediği için, Esed'in zalim olduğunu hatırladı.

"Büyük Türk büyükleri" bir taraftan (Türkiye'ye kapıları açmış, Türkler'in Suriye'ye pasaportsuz vizesiz, T. C. kimliğiyle girmesine izin vermiş olan) Esed'le sözde dostluk görüşmeleri yaparken diğer taraftan ABD ile, Suriye'ye müdahale planları yaptılar.

Dönemin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Korgeneral İsmail Hakki Pekin bunu bir televizyon kanalında açıklamıştı.

Adana'da bir yandan Suriye heyeti ile dostça görüşmeler yapılırken diğer yandan saman altından su sevkiyatı gerçekleştirilmiş, ABD ile birlikte bu ülkenin altını oyma kararı alınmıştı.

Daha doğrusu ABD karar vermiş, bizim büyük adamlar da büyüklüğün hakkını vermiş, "Hikmet buyurdunuz, zaten Esed zalim oğlu zalim, Irak ve Afganistan gibi Suriye'ye de demokrasi lazım" demişlerdi.

Dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan bunu Korgeneral Pekin'e "ABD ile anlaştık" diyerek müjdelemişti.

Çok yiğitler ya, ABD tak diye emir vermiş, bunlar şak diye askerce selam durmuşlardı. 

Sanki ABD zalim değildi.

Aynı ABD iki-üç yıl sonra Erdoğan'ı da hedefe koyacak, Arap Baharı'ndan ilham alan Gezi Parkı eylemleri yaşanacak, dönemin ABD Büyükelçisi Ricciardone, Batılı ülkelerin büyükelçilerine Erdoğan için "İmparatorluğun yıkılışını izleyeceksiniz" diyecekti.

*

Suriye politikamızın rotasını belirleyen, ABD.

Ondan sonra da gelsin "Suriye zalimdi, onun zulmüne seyirci kalamazdık, vicdanımızın sesini dinledik" mavalları.

Emperyalist ABD'nin sesini dinlediniz.

Aha işte İsrail daha zalim.. Niye İran'la birlikte ona saldırmıyorsun? Fırsat ayağına gelmiş..

Madem zalim ABD ile komşun Suriye'ye karşı işbirliği yapmayı içine sindirebildin, şimdi de diğer zalim komşun İran ile İsrail'e karşı işbirliği yap..

Buyur, yiğitliğini, kahramanlığını, mücahitliğini göster.

"Dünya beşten de, şeşten de büyüktür" demenin tam zamanı.

Galata Köprüsü'nde bağırıp çağırmanı İsrail'in umursadığı yok.

*

Ya İsrail'e "Teşkilat seni bulur" de, silahı eline alıp kahramanlığını göster, ya da "Yok zulme karşı direniştir, yok şehitliktir, yok adalettir, yok hakkaniyettir" diye nutuk atmayı bırak!

Açıkça ve dürüstçe "Ben bir garip Keloğlan'ım, ABD nereye çekerse oraya giderim" de!

Biz de "Ne yapsınlar, bizim gibi aciz ve naçiz insanlar, biz ne yapabiliyoruz ki bunlardan birşey beklemeye hakkımız olsun. Biz nasıl, bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan bu Kemalist laik devletin karşısında acziyet destanı yazıyorsak, halimizden şikayete bile kolay kolay cesaret edemiyorsak, onlar da ABD'den çekinip korkuyorlar. Bizden farkları yok" diyelim.

Ve susalım.


BABANZADE AHMED NAİM BEY’DEN TÜRKÇÜLERE: DOBRA DOBRA İSLAMCI OLUN!

Merhum  Babanzade Ahmed Naim Bey ‘i tanıtmaya lüzum yok. Bilenler biliyor. Sadece şu kadarını söyleyelim ki, 1919 yılında,  Şeyhülislam Must...