(BİZE SOSYAL MEDYADAN, İNTERNETTEKİ BİRTAKIM MECRALARDAN HAKARET EDİP SÖVENLER, GENELDE ÖZ VE HAKİKİ KEMALİSTLER DEĞİL, ARAMIZDAKİ DİNDAR GÖRÜNÜMLÜ MASKELİ MÜNAFIKLAR İLE TEK DERDİ DÜNYALIK OLAN "DÜZEN"BAZ SATILMIŞLAR)
Dr. Seyfi Say kimdir?
1963 yılı ilkbaharında Sivas’ın Gürün ilçesinin Karadoruk köyünün Aşağı Çatkara mezrasında dünyaya gelen Say, ilkokul çağına kadar köyünde yaşadı. İlkokulu Gürün’de Kurultay İlkokulu’nda bitirdikten
sonra Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde Pamukpınar Öğretmen Lisesi’nde
ortaöğrenimine devam etti. 1978 yılında CHP iktidarı döneminde birçok arkadaşı
gibi okulunu terk edip öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Liseyi ilçesinde
Gürün Lisesi’nde bitirdikten sonra öğrenimine İstanbul Üniversitesi Siyasal
Bilgiler Fakültesi’nde devam etti. 1987 yılında, İslâm, Kadın ve Aile, Gülçocuk ve İlim ve Sanat dergilerini yayınlayan Vefa Yayıncılık’ta çalışmaya
başladı. 1988-90 yıllarında Almanya’da ikamet etti ve Münster Üniversitesi’nin
dil enstitüsünde “Yabancı Dil Olarak Almanca” kursu görerek sertifika aldı.
1991 yılında yurda dönerek tekrar Vefa Yayıncılık’ta çalışmaya başladı. 1993
yılından itibaren İslâm, Kadın ve Aile,
Panzehir ve İlim ve Sanat dergilerinin son genel yayın yönetmeni olarak
hizmet verdi. 1997 yılında 28 Şubat sürecinde Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde
hakkında dava açıldı, çıkan basın affı sayesinde mahkumiyetten kurtuldu. 1998
yılında aynı grubun çıkardığı Sağduyu gazetesinde
yazı işleri müdürü ve köşe yazarı olarak çalıştı. 1999 yılında gazete de
kapandıktan sonra işsiz kaldı. 2000 yılında, İhlas Holding’in haber ajansı
İHA’da çalışmaya başladı. Aynı yıl Almanya’da talebe ve muhibbanından bir gruba
“Ben Seyfi’nin canından endişe ediyorum, MİT her yerde bu çocuğun karşısına
çıkıyor, onu buraya getirip yerleştirebilir misiniz?” diyen Prof. Dr. Mahmud
Es’ad Coşan’ın talimatı üzerine ABD’ye yerleşmek üzere hazırlanmaya başladı ve
İHA’dan ayrıldı. Ancak bu girişimi, ABD’nin vize vermemesi yüzünden
gerçekleşmedi. 2004’e kadar, Phonomed İşitme Cihazları firmasının genel
müdürlüğü de dahil olmak üzere farklı işlerde çalıştıktan sonra o yıl GSM
şirketi AVEA’da basın danışmanı olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında
Denizcilik Müsteşarlığı’nın sözleşmeli personeli olarak memuriyet hayatına
dahil oldu. 2011 yılında, 1996 yılında başlamış olduğu, 28 Şubat süreci
yüzünden yarım kalan doktorasını Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları
Enstitüsü’nde tamamladı. 2013 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim
Fakültesi’nin akademik kadrosunda yardımcı doçent unvanıyla yer aldı. 2015
yılında uzman unvanıyla Ulaştırma Bakanlığı’na geçiş yaptı. Aynı yılın
sonlarında TBMM’de kurum müşaviri olarak çalışmaya başladı. 2018 yılı başında
tenzil-i rütbe ile ve maaşı yarıya yakın biçimde azaltılarak müze
araştırmacılığı kadrosuna kaydırıldı. Dört yıl Dolmabahçe ve Topkapı
saraylarında bu unvanla çalıştıktan sonra 2022 yılında emekliye ayrıldı. Millî Gazete, Hür Gelecek, Akşam, Yeni Şafak
ve Sağduyu gazeteleri ile İslâm, İlim ve Sanat, Kadın ve Aile, Kitap
Dergisi, Alternatif Yurtdışı Eğitim
Dergisi, Rıhle, Yeni Türkiye, Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi,
İnsan&İnsan ve Beyan gibi
dergilerde bazısı müstear isimle olmak üzere yazıları yayınlanmış bulunan Say
evli ve sekiz çocuk babasıdır. Basılmış telif eserleri şunlardır: İbn Haldûn’un Düşünce Sistemi ve
Uluslararası İlişkiler Kuramı (İstanbul 2011), Uluslararası Siyaset Sosyolojisi (Ankara 2014), Uluslararası Siyaset Sosyolojisi Açısından İbn Haldun (Ankara 2014).
İngilizce, Almanca ve Arapça’dan yaptığı çeviriler ise şunlardır: W. Lance
Bennett, Politik İllüzyon ve Medya
(İstanbul 2000); Charles Kingsley, Antik
Rejim (İstanbul 2004); Aubrey Herbert - Henry Morgenthau, Devler Ülkesinde Devler Savaşı (İstanbul
2005); Joseph Hammer-Purgstall, Kırım
Hanlığı Tarihi (İstanbul 2013); Farabî, Üstün
Ülke: el-Medînetü’l-Fazıla (Ankara 2012); M. Tahir Karahî, Şeyh Şamil’in Cihat Hatıraları
(Osmanlıca’dan latinizasyon, İstanbul 1998).
Arkadaşın çok abartılı bir özgeçmişi verimiş. Vasatlık ve vasat altılık ancak bu kadar kutsanır.Bürokrasi hikayesinde hemşehrisi bir kudretli siyasinin dokunuşları aşikar. Yani abartmayalım.
Hayrola kıskandın mı? Gerçek adınla çık da konuşalım. Herkesin, herkesin hayatına dokunduğu yerler vardır. Biz onların reklamını yapmıyoruz. Dediğim gibi, gerçek isminle çık konuşalım. Delikanlı ol, saklanma
Her dokunuşu anlatmamış olsam da, hayat hikayemi daha geniş biçimde şu yazı dizisinden okuyabilirsiniz:
Bu tipin X'teki paylaşımlarını inceledim. Kim olabileceği konusunda bir tahminim var. Onun hayatına da dokunmuştum