Prof. Emin Gürses, Kozinoğlu'yla ilgili sorulara cevap verdiği bir söyleşisinde MİT’le ilgili
önemli bilgiler veriyor.
Mesela hapishanelerde bir müdür
yardımcısının ve gardiyanlardan (infaz memurlarından) bazılarının MİT’le
bağlantılı olduğunu söylüyor. (
O müdür yardımcıları müdür de oluyor
tabiî.. Hep yardımcı kalmıyorlar.
Böyle yerlerde “çaycılar, kahveciler,
temizlikçiler” de “Teşkilat elemanı” oluyormuş.
Aslında devletin bütün kurumlarındaki
“çaycılar, kahveciler ve temizlikçiler”in, ve dahî şoförlerin ve de bekçilerin,
kapıcıların bir kısmının MİT’le bağlantılı olabileceğini kabul etmek gerekiyor.
Dahası, “Teşkilat”ın sadece devlet
kurumlarına değil, takip ettiği cemaat, grup, vakıf, dernek vs.lere de “çaycı,
kahveci, temizlikçi, kapıcı, bekçi, ve dahî şoför” olarak “eleman”
yerleştirdiğini düşünmek yararlı olabilir.
Çaycı, getirdiği çayın içine türürür
mü, yoksa devletin bekası için faydalı bir ilaçtan bir damla ekler mi,
kestirmek zor.
*
Doğu Perinçek’in Aydınlık
Yayınları’nın bastığı bir kitabın adı şu:
“Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği SIRLAR –El Yazıları Tıpkıbasım-”
Yayına hazırlayan, Ergün Gedek.
İlk baskı yılı 2012.. Aralık 2013’e
gelindiğinde 25’inci baskısını yapmış.
Kitabı kısa süre önce okumuştum.
Bakın “Sunuş” yazısında ne deniliyor:
“Kaşif
Kozinoğlu, Türkiye halkına doğru bilgi vermekle yetinmiyordu. El yazılanyla ABD
işbirlikçisi AKP iktidarına savaş açıyordu. …
“El
yazılannda baş hedef ABD emperyalizmi ve BOP Eşbaşkanlığı'dır. Bu açık ve
kararlı tavır, AKP iktidarından şefaat dilenecek bir teslimiyetçinin tavn
değildir; Türkiye'nin ABD denetiminden ve AKP sultasından kurtulacağını kesin
olarak saptamış bir tahlilcinin, cetvelİ pergeli olan bir mühendisin, en
önemlisi gözü pek bir yurtseverin tavndır.” (s. 10)
“Sunuş”ta yer alan şu satırlar da çok
önemli:
“Mafya-Gladyo basım, "merkez"den aldıklan talimatla
"Kaşif Kozinoğlu itirafçı olacaktı" diye yazıyordu. Bilgisayarda
diziimiş açıklamalar, bu psikolojik savaş yalanını çürütemezdi. El yazılan,
güdümlü yalanlan mezara gömdü.” (s. 9)
*
Belki de itirafçı olacaktı.. Kim,
nasıl bilebilir ki?
El yazılarının, “itirafçılık ihtimalini mezara gömmesi” söz konusu olamaz. Geçmişte
neler düşündüğünü gösterebilir, fakat belli bir anda itirafçı olmaya karar
vermeyeceğinin garantisi değildir.
Ölümünün, itirafçı olması
ihtimalinden korkan ve çekinenler için yüreklere su serpen güzel bir haber
olacağı açıktır. İtirafçı olmasını bekleyenler içinse, kötü haberdir.
Ölmesinin, onu içeriye atanlar için
bir yararı yok. Hatta, Perinçekçilerin yayınladıkları yazıları dikkate alındığında,
kapana tamamen kısılmış olduğu da söylenebilir. Yazdıkları, onun vatana ihanet
ve devlete başkaldırma suçlamalarıyla ebediyen içeride tutulması için delil
olarak yeterli.
Fakat, bu durumdaki bir adamın,
pişmanlık izhar etmek ve bazılarını ele vermek suretiyle cezasını hafifletmesi
ihtimal dahilinde. Bazı eski istihbaratçı dostlarının ve arkadaşlarının onu buna ikna etmek için devreye
girmiş olmaları ihtimali de yedekte duruyor.
Perinçekçilerin, “Kozinoğlu asla
itirafçı olmayacaktı.. Ahanda yazdıkları” diyerek telaşla meydana fırlamış
olmaları ilginç.
*
“Sunuş”ta şu da söyleniyor:
“Hiç kimse
Kaşif Kozinoğlu'ndan kurtulduğunu sanmasın. Kozinoğlu'nun bıraktığı bilgi ve
belgeler, bu kitapta toplanan el yazılarıyla sınırlı değildir. Kaşif
Kozinoğlu'ndan korkanlar, önümüzdeki yakın süreçte, korkmakta haklı olduklarını
bir daha, bir daha ve yıkılışlarına kadar anlayacaklardır. En önemlisi, aldıkları
"önlemin" onlan kurtaramadığını da göreceklerdir.” (s. 11)
Bunlar, kuru sıkı palavralar..
Kozinoğlu’nun yazılarından işlerine
gelen kısmı almışlar.. Kalan kısmıyla da güya gözdağı veriyorlar. Gerçekte
sansürlüyorlar.
Nitekim devamı gelmedi. Gerisi kayıp.
Birilerinin Kozinoğlu’nun ölümünü
şüpheli bulmasının, araştırmasının önüne geçmek, hatta “İyi ki ölmüş de
kurtulmuşuz” demelerini sağlamak için özel bir seçki yapmış gibi görünüyorlar.
*
Kozinoğlu’nun neler yazdığına
gelince..
Yayınlanan ilk sayfalarda, zamanında
AK Parti’ye açılan kapatma davasının sonuçsuz kalmasından duyduğu rahatsızlığı
anlatıyor.
Sonra lafı Erdoğan’a getiriyor.
Mesela şunu diyor:
“Gülbettin
Hikmetyar, halihazırda terör örgütleri listesinde yer alan ve ABD tarafından
başına 15 milyon ABD doları konmuş bir terör örgütü lideridir.
“Dünyada
terör, uyuşturucu, insan kaçakçılığının ANA KAYNAĞINI oluşturan bir kısım
PEŞTUN'lardan olan anılan, hem Afgan devletinde yer almış ve hem de TALİBAN ile
ortaklaşa terör eylemleri gerçekleştiren Hizb-i İslami'nin lideridir. …
“İşte şu anda
Türkiye'yi yöneten Başbakan R.T.E., işte bu teröristin ayağına/dizlerinin
dibine oturmuş ve bu teröristten ilham almıştır. Öte yandan, sonradan BAKAN
olan intihalci Başbakanlık Müsteşarı Ömer DİNÇER de diğer bir Gülbettin
HiKMETYAR hayranı ve irtibatlısıdır. Bu hükümetin Talihan lideri Molla Muhammed
Ömer ile de birebir irtibatı mevcuttur.” (s. 31-3)
Vatandaş, ABD’nin ve CIA’in rahatsız
olduğu adamlardan rahatsız.. Sözde Amerikan emperyalizmi ile mücadele ediyor..
Doğu Perinçek de sözde aynı durumda.
*
Kozinoğlu ardından sözü Fethullah
Gülen’e getiriyor, ABD ve CIA’in emri altında olduğunu açıklıyor.
Bunu anlamak için MİT’çi olmasına
gerek yoktu. 20 yıl önce Kadir Mısıroğlu’nun sohbetlerine devam etseydi
yeterli olurdu.
Şunları yazmış:
“F. GÜLEN,
Türkiye'ye dönmeye korkuyor. Aynca ABD dönmesine izin vermiyor. ABD ne zaman
verirse izni, o zaman döner! (Bu konu çok güzel bir tartışma konusu olur.)
“8- Nurettin
VEREN bulunup konuşturulmalı. Bu konu çok önemlidir! O adam çok şeyi belgeli
anlatacaktır. …
“12-
Okullarda görevli öğretmenler, bulunduklan ülkenin şartlarına ayak uydurur. Her
okulda Atatürk köşesi vardır. Bu, aslında takiyedir. Okullarda talebelere Risaleler ezberlettirilir. Atatürk düşmanı olarak yetiştirilir (dünyadaki bütün
okullarda).
“13- Hakan
FİDAN'ın MİT'e gelişi ile söz konusu okullarda çalışan öğretmenler isim bazında
(birçok) MİT'e davet edilmiş ve MİT'te göreve başlamışlardır;” (49-51)
Demek ki, Nurettin Veren varken sana
ihtiyaç yok.
Kozinoğlu, bir dönem Hakan Fidan’ın
yönettiği TİKA’yı da Gülen’in çiftliği olmakla suçluyor:
“18- TİKA
teşkilatı tamamen F. GÜLEN'in kontrolündedir. Dışişleri Bakanlığı bazı
konularda, büyükelçileri değil, anılan okulların müdürlerini ve o ülkedeki TİKA
sorumlularını muhatap almaktadırlar. Bu duruma KORKMALARI nedeniyle Dışişleri
mensupları seslerini çıkaramamaktadır.” (s. 55)
Şunları da söylüyor:
“20- F.
GÜLEN'in esas adamı A. GÜL'dür. Tayyip, menfaat ilişkisi içerisindedir. …
“22- M.
EYMÜR, F. GÜLEN'den maaş almaktadır. …
“24- F. GÜLEN
koyu bir İSRAiL yandaşıdır. Bunun için Mavi Marmara olayında "Muktedir
olanın sözünü dinleyeceksin" diyerek TAYYİP'e adeta fırça atmıştır.” …
“27- A. GÜL
mü, RTE [mi] aşamasına gelindiğinde F. GÜLEN kesinlikle A. GÜL'ü tutacaktır. A. GÜL,
her ABD'ye gidişinde gizlice F. GÜLEN ile buluşmuştur.
“28- RTE
istemeye istemeye bu yüzden A. GÜL'ü Cumhurbaşkanı yapmıştır. (H. FİDAN, A.
GÜL'ün adamıdır. Yani F. GÜLEN'in aynı zamanda.)
“29- Esas
kırılma, RTE'nin devlet başkanlığı arzusunda, o dönem (seçim) geldiğinde
olabilir. A. GÜL 5 yıllık olsa bir 5 daha olabilir. Bu da RTE'nin bütün
planlarını suya düşürür.
“Bu konu
İŞLENMELİDİR. ARALARINDA SAVAŞ ÇIKSIN!” (s. 57-61)
*
Kozinoğlu’nun başka iddiaları da var.
Sadece Hakan Fidan’ı değil, ondan öncesi MİT müsteşarı Emre Taner’i de hedef
alıyor:
“Aynca Mehmet
EYMÜR'ün F. GÜLEN'den her ay maaş aldığı; Şenkal ATASAGUN sonrası dönmediği
ABD'den, Ergenekon'u kurgulamak üzere Türkiye'ye geri döndüğü; aldığı maaşın
meblağının çok yüksek olduğu (ayda 50 bin $); hakkındaki tüm davalardan F.
GÜLEN mensubu yargıçlarca SIYIRDIĞI; aynca İstanbul'da F. GÜLEN'ci polislerce
sıkı sıkıya korunduğu; Savcı Z. ÖZ ve Turan ÇOLAKKADI ile her hafta mutlaka
görüştüklerine dair MİT'in elinde SPESİFİK belgeli bilgiler mevcuttur. Mehmet
EYMÜR, Emre TANER tarafından da KORUNMUŞTUR.” (s. 73)
“- Emre TANER
emekli olmadan kısa süre önce Rusya'ya davet edildiğinde Rusya'da RTE ve AKP'ye
ilişkin çok önemli/hassas bilgiler aktarmış, RTE'yi çok galiz küfürler yaparak
şikayet etmiştir.
“Emre TANER'in
son dönem (Mayıs '10) RF (Rusya Federasyonu), Almanya, Macaristan,
Çekoslovakya, Özbekistan (2007), Çin servislerine ilettiği RTE ve AKP
konuşmaları canlı olarak anılan servisierin kayıtlannda mevcuttur. İsterlerse
YAYıNLARLAR.
“- Emre
TANER, özellikle RUS ve ALMANLARA sadece bilgi değil, RTE ve AKP'ye ilişkin çok
önemli belge de aktarmıştır (müteaddit defalar)!
“- Emre
TANER, 24 yıl üzerine Türkiye'ye gelen ve kendini ziyaret eden CIA Başkanı
Peter Goss ile gerçekleştirilen görüşme sonrası anılan ile yardımcısı Afet
GÜNEŞ ile birlikte özel olarak görüşmüş (2006 yılı) ve anılan CIA Başkanı
vasıtasıyla RTE'yi tehdit etmişlerdir. Bunun üzerine normalde 2008 yılında
emekli olması gereken Emre TANER, 657 sayılı devlet kanununun ek 29. maddesi
kullanılarak MİT tarihinde ilk kez 3 dönem 6 aylık periyotlarla kararname
çıkarılarak (rezalet bir durumdur)
“MİT'in
başında kalmıştır. Bu durumu kendisine yedirebilen Emre TANER, AKP ve R.T.
Erdoğan'ı siyasi düşüncelerle değil, sadece o koltukta oturabilmek amacıyla
tüm dünyaya gammazlamıştır. Afet GÜNEŞ'in de yaptığı aynı şeydir. [Kürt] Açılımın
esas MİMARLARI DA bu iki şahıstır.
“- Şu anda
dışarıdan kendi adamlarını MİT'in en kritik makamıanna (ki bunların tamamı F.
GÜLEN Nurcu Grubuna mensuptur) getiren AKP, MİT çalışanlarının önlerini ve tüm
hayallerini tıkamış, anılan personel korksun ve sesini çıkarmasın diye de benim
gibi bir adamı yurtdışı görevinde iken içeri tıktırmış ve gözdağı vermiştir.
MİT'in tabanında çok büyük bir infial mevcuttur.” (187-91)
*
Kozinoğlu sonra “Türkiye’yi kurtarma”
faslına geçiyor. Mesela şunları diyor:
“3) Siyasi
güç çok önemlidir. Siyasi muhalif olan CHP ve MHP'yi olduğundan daha fazla bu
olayın içerisine çekebilmeliyiz. Bunun için şu anda tutuklu olanların dışardaki
gücü etkin ve planlı bir şekilde kullanılmamaktadır. Gençlerimiz ve kadınlanmız
KORKMAZ! Daha fazla gençlik örgütü, daha fazla kadın. …
“5) Protesto
eylemleri, mitingler çoğalmalıdır. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya'da
tatil mevsimi bitti. Şu an müsaittir.
“6) Sanatçılar
bu konuda topluma mesajlar (her fırsatı kullanıp) verebilmelidir.
“7) Meclis
açılışında konuya halkın dikkatini çekecek bir EYLEM düzenlenmelidir. …
“9) Şike
olayını çok iyi kullanmalıyız. Ve gençler maçlarda PANKART açabilmelidir. Çadır
eylemi güzel, ancak başka yerlerde de, en azından kısa sürelerde
kurulabilmelidir. Terörü lanetleyen mitingin arasına pankartları sokmaları
gerekmektedir.
“10)
MECLiS'TE eylemleri milletvekilleri yapabilir. …
“12) İçerdeki
bazı yazarlar davalar esnasında toplantı yapıp, avukatları vasıtasıyla
arkadaşlarına haber iletip yazdırmalıdır. M. BALBAY, Soner YALÇIN ve ekibi, T.
ÖZKAN, Ulusal/Aydınlık zaten yazıyor. N. ŞENER ve A. ŞIK'a da ulaşılmalı, BU
KONUYA YOĞUNLAŞILMALIDIR. "Ortak Avukatlar" önemli kuryeler olabilir.
Konu başlıklarını verin, onlar işlerler.” (75-81)
*
Kozinoğlu bunun ardından Türkiye-ABD
ilişkilerine dair bildiğimiz ezberleri tekrarlıyor. Cephede yeni birşey yok.
Ardından tekrar Erdoğan-Gülen-Gül
bahsine dönüyor ve psikolojik harp dersi veriyor:
“RTE çok
kıskanç bir adamdır! Şimdi
* A. GÜL'ün
cumhurbaşkanlığı sürecini,
* A. GÜL'ün
daha fazla okumuş, bilgili olduğunu,
* RTE'nin
aslında A. GÜL'ü hazmetmediğini, cumhurbaşkanlığından sonra silmek istediğini,
bu nedenle başbakanlığı güçlü olmayan devlet başkanlığı sistemini istediğini,
* RTE'nin
seçtiği bürokratların aslında kendisi gibi okumamış, cahil olduğunu, buna en
iyi örneğin bakanların önünde dizüstü çöken lise mezunu TRT Genel Müdürü
İbrahim ŞAHİN olduğunu,
* İsrail ile
aramızın bozulmasının tek sebebi/sorumlusu RTE olduğunu, GÜL'ün ve F. GÜLEN'in
bunu tasvip etmediğini, …
“Daha önce
bahsettiklerimle birlikte gündeme getirip tüm internet portallarına
verdirebilmeliyiz.
“PSİKOLOJİK
HARP böyle bir şeydir!” (105-7)
Psikolojik harbin bu noktada önemli
bir başlığını, Erdoğan-Gül karşılaştırması yapılarak tarafların birbirlerine
karşı kışkırtılması oluşturuyor:
“2- A. GÜL -
RTE karşılaştırması, A. GÜL'ün üstün olduğunun belirtilmesi. A. GÜL'ün anayasa
değişikliği konusundaki eski ifadeleri (Belge).” (s. 109)
(Evet, bu “psikolojik harpçiler”, sosyal medyada bu tür taktikleri çok iyi uyguluyorlar.
Mesela klavye kahramanlarının bazılarına “Hocam bu konuları senin gibi mükemmel anlatan yok, senin gibi iyi yazan yok, kitapları yazıları seninki gibi iyi olan da yok” filan diyerek gaza getirirken, diğer yazarlara da “giydirmiş” oluyorlar.
Tam o
sırada diğer yazarları “gaza getirmek” üzere başka psikolojik harpçiler de devreye girer,
“Hayır, asıl filan yazar daha iyi.. Senin övdüğün adam ne ki!.. Bir hiç!” derler.
Sonra da sosyal medya arenasında kan gövdeyi götürür. Artık tarafları ayırabilirsen
ayır!..)
*
Kozinoğlu, Erdoğan’a “giydirmeye” şu ifadelerle devam ediyor:
“3- …RTE.
Yanlış açıklamaları ile diplomatik ve politik CAHİL!
“Laf
dinlemiyor! …
“7- İsrail'le
düşman olduk, sebebi kim?” (s. 109-111)
“Kör müsünüz?
Bir bakın, her gün evlatlarımızı hiç olmadık boyutlarda kaybederken, düşmüşler
ARABIN derdine.” (s. 141)
Evet, İsrail hesabına Erdoğan’a yükleniyor.. 28 Şubat’ın İsrailcileri gibi..
Temelde sloganlarla düşünen, neye inandığı, neyi savunduğu belli olmayan bir adam.
*
Erdoğan hakkında şunları da söylüyor:
“… DAVOS'ta
"one minute" dedikten sonra Türkiye'ye döner dönmez Dışişleri'ne
verdiği ilk emir, gizli gizli "İSRAİL ile nasıl barışırız, araştırın"
olmuştur. (Kaynak: Dışişleri Müsteşarı Feridun SİNİRLİOĞLU.)” (s. 201)
“ALMANYA;
“- AKP'ye
karşı koz olarak elinde bulundurması amacıyla; Recep T. ERDOĞAN'ın İsviçre
bankalarında bulunan 800 milyon ABD doları civarında olan 8 ayrı hesabının
numaralarını ve kimlerin adına yatırıldığını öğrenebilmek ve belge temin
edebilmek amacıyla, EYŞAN Adalarındaki İsviçre Bankası Müdürünü (Alman Dış
istihbarat Servisi BND'nin söz konusu müdür gibi birçok elemanı mevcuttur
İsviçre bankalarında) kullanarak R.T. ERDOĞAN ve benzeri bazı hedef şahısların (T.C.
vatandaşı, AKP yöneticisi) hesaplarının tüm belgelerini, 30 milyon Euro
karşılığında gizlice temin etmişlerdir. Bu çok önemlidir!
“- Aynı
belgeler (RTE'ye ait), CIA'nın elinde de mevcuttur. Ancak bu belgeleri CIA
Türkiye'deki kaynaklarından temin etmiştir. (Söz konusu kaynaklar, Bülent Arınç
ve ona yakın AKP'lidirler.) Belgeler temin edilmesi sonrası zamanın Ankara'daki
ABD Büyükelçisi, söz konusu 8 hesabı mesaj olarak bağlısına yazmış ve bu husus
da Wikileaks'ta yayımlanmıştır. Haberin içeriği Wikileaks'ta yayımlanmıştır.
Belgeler Ek'tedir. Ek'leri Wikileaks'ın temin edip/etmediğini bilmiyorum.
Hiçbir ABD Büyükelçisi elinde belge olmadan MESAJ yazamaz!
“- Aynı
belgeler MİT Müsteşar Yardımcısı Ahmet KÖKSOY'da da mevcuttur. Ayrıca Bülent
ARINÇ'a çok yakın olan diğer MiT Müsteşarı Aydın GÜLER'de de AKP'ye ilişkin çok
ciddi bilgiler vardır.”
“Hakan FİDAN,
bu nedenlerle MİT Müsteşan olması sonrası HiÇBİR ŞEKiLDE İSTEMEMESİNE rağmen,
Ankara Bölge Başkanlığı yapan Aydın GÜLER'i ve İstanbul Bölge Başkanlığı YAPAN
Ahmet KÖKSOY'u ayrı ayrı MİT Müsteşar Yardımcısı yapmıştır. (Ben Afganistan'da
olduğum için, yani belgelerinden uzak olduğum için beni GAFİL avladılar. Öyle
zannediyorlar!) (s. 157-161)
*
MİT'çi ya, psikolojik harp dersleri almış ya, Erdoğan’ın psikolojisinin ve sağlığının
bozulması için şu türden yayınlar yapılmasını tavsiye ediyor:
“2-
"ALMANYA, Deniz FENERi 2. DAVASINI AÇlP elinde mevcut bilgiler
doğrultusunda başta R.T. ERDOĞAN ile Z. AKMAN'ı ve diğerlerini ifade vermeye
(Alman mahkemelerinde) çağırmaya, gitmedikleri takdirde haklarında KIRMIZI
BÜLTEN çıkarmaya hazırlanmaktadır."
“4-
"PUTİN yeniden devlet başkanı olduğunda başlatılması üzere Gizli
Servislerine RTE'ye yönelik operasyon talimatı verdi." (Şubat 'll,"'
kaynak: Özbek Gizli Servisi)
"PUTİN,
ABD'nin bölgede uşağı gibi kullandığı RTE'nin Türkiye'nin başında olmasını
istemiyor."
"PUTİN,
RTE konusunda Çin, Azerbaycan, Özbekistan, İran ile gizli anlaşmaya vardı.
"
SADECE R.T. ERDOGAN'a yönelik (ki içerikleri % 100 doğrudur. Kaynak: Almanya,
Özbekistan Gizli Servisleridir)
“Sadece RTE'yi
hedef alıyorlar! Bu KAVRAMLARlN ŞU ANDA YAYlMLANMASI (endişe yüklü bir enerji
ile) RTE'nin sağlığını bozacağı gibi, AKP'de de çok üst düzeyde bir korku
yaratacaktır. Çünkü BUNLARIN HEPSi OLACAKTlR. Hem de çok KISA BİR SÜRE
İÇERİSİNDE, EMİNİM!” (s. 203-5)
Burada, “psikolojik harp” taktiklerinin müsrif bir şekilde kullanıldığı görülüyor:
Hempalarına, işlerine gelen
dedikoduları doğru yanlış demeden üretip yaymaları, bunlara "endişe enerjisi" yüklemeleri, ve insanları ikna etmek için inandırıcı ve emin bir şekilde konuşmaları hususunda fiilen örnek oluyor.
*
Psikolojik harp ustaları da hata yapabiliyorlar, nitekim Kozinoğlu da bir noktada taktik
hata yapmış, cepheyi fazla genişletmiş. Şunları yazmış durumda:
“T.C. Adalet
Bakanlığımız, Deniz Feneri evraklarını ALMANYA'dan Dışişleri Bakanlığı
üzerinden istemiştir. (Daha kolay içerisinde ne var bakmak için.) ALMANLAR
tabii ki elindekinin tamamını göndermemiş. Ancak gönderdiklerinin tehlikeli
(AKP için) olan CD'lerden 4 tanesi'ni Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun
SİNİRLİOĞLU (şu anki tüm rezil dış politikanın sorumlusudur. Çocuğu ABD'de
okumaktadır. CIA tarafından numaralanmıştır. Hakan FİDAN'ı MİT'in başına
getirten adamdır/neden olanlardan birisidir. Esasen F. GÜLEN'in ve A. GÜL'ün
adamıdır. İlk büyükelçilik görevini İsrail'de yaptığı için aynı zamanda
İsrail'in de adamıdır. En büyük ideali müsteşarlık sonrası ABD'ye Büyükelçi
olmaktır. Eşi de Büyükelçidir) vasıtasıyla AKP temin etmiştir. Gelen Deniz
FENERi CD'lerinin eksik olduğunu fark eden Savcı Nadi TÜRKARSLAN, CHP'den temin
ettikleriyle bu davayı açmıştır. (ALMANYA seyahatinden derledikleriyle.) …
“- Deniz
Feneri'nin Türkiye KANADINDAKi BU GELiŞMELERİ BiLEN ve BEKLEYEN ALMANYA,
HAZIRLADIGI 2. iddianame ile (Fransa, İsrail, Avusturya ve Hollanda Gizli
Servislerinin de yardımı ile) GIYABINDA bir DAVA daha açıp, davayı getirip R.T.
ERDOGAN'a kilitleyip, Zahit AKMAN, diğerleri ve özellikle de Recep T. ERDOĞAN
hakkında "KIRMIZI BÜLTEN çıkarmayı" PLANLAMIŞTIR/planlamaktadır.
(Bunu medyaya vermek gereklidir.) İşte ALMANYA bu iddianamede, o 8 hesabın
BİLGİLERİNİ DE KULLANACAKTIR (BU BİLGİNİN ŞU ANDA YAYIMLANMASI, tüm gelişmeleri
de alt alta koyun, R.T. ERDOĞAN'I BİTİRİR!) zaten bitmiştir.” (s. 165)
Adam resmen devlet hiyerarşisini hiçe
sayıyor, kendisini “devlet içinde devlet” konumuna oturtuyor. Böylece, “paralel
devlet” haline geldiği ileri sürülen FETÖ’nün karşı uçtaki benzeri haline
geliyor.
İddialarından bazıları doğru
olabilir, fakat, kendisini istihdam eden, maaşını veren, önüne imkanları seren devlet kurumuyla bu şekilde hesaplaşma
içine girdiğinde “kazanma” şansı yok.
Kozinoğlu’nun
notları için “Sunuş” yazmış olanlar, “Bu el yazıları, baştan sona savaş
yazılarıdır” diyorlar (s. 10). Haksız sayılmazlar.
Evet, amirlerine ve çalıştığı kuruma
karşı “psikolojik harekat” başlatmış, resmen savaş açmış durumda:
“- MİT'e ve
Hakan FİDAN'a yönelik psikolojik HAREKATI başlattığınız anda halen kaynayan MİT
tabanında ÇOK BÜYÜK sızmalar olacak, bu da direkt olarak RTE ve AKP'yi çok üst
düzeyde olumsuz etkileyecektir.
“- Şu anda
Emre TANER ile görüşülmesi halinde, onun da anlatacağı çok şey vardır. Emre
TANER, yerine bir astsubayın gelmesini hazmedememiştir. Zira koltuğunu bir
astsubaya kaptırmış olarak MİT tarihine geçmiştir. Emre TANER, hem Hakan
FİDAN'a hem de RTE'ye küfrederek aynlmıştır. Ve onlara ilişkin anlatacağı çok
şey vardır. Hiç çekinmeden de anlatır. Aynı şey Afet GÜNEŞ için de GEÇERLİDİR.”
(s. 209)
*
Kozinoğlu’nun Almanya hakkındaki şu
öngörüleri ise yanlış çıkmış durumda:
“- Almanya
AYRICA Deniz FENERİ Davası 2. iddianamesi ile eşzamanlı ve bağlantılı olarak F.
GÜLEN okulları, vakıfları, ticari faaliyetleri (BND bu konuda ayrı bir birim
kurarak yaklaşık 5 senedir F. Gülen varlığını takip edip -sadece Almanya'da
değil, tüm dünyada- bilgi toplamaktadır) TÜM VARLIĞINI kapatıp donduracaktır.”
(s. 169)
“1-
"ALMANYA ÇOK YAKINDA R. Tayyip ERDOĞAN'ın 8 banka hesabını (İSVİÇRE
bankalarındaki) YAYIMLAYACAKTIR (tüm belgeleri ile)/YAYIMLAMAYA
HAZlRLANMAKTADlR." (s. 203)
Kozinoğlu’nun şu ifadeleri ise Gülen’in İsrailciliği tespiti ile çelişiyor:
“Özellikle
Rusya, Çin ve Almanya, İsrail, İran Gizli Servisleri Orta Asya ülkelerindeki
Türk varlığının (TC Büyükelçilikleri - THY Büroları - F. GÜLEN
okullan/varlıklarının - TİK.A Temsilcilikleri - Anadolu Ajansı Temsilciliklerinin)
birlikte hareket ediyor olmasını son 4 yıldır mercek altına almışlardır aşırı
rahatsızdırlar. Bu bağlamda, Anılan servisierin operasyonel ortaklıkları da
mevcuttur. (Karşılıklı bilgi paylaşımı.)” (s. 185)
*
Kozinoğlu’nun düşman portföyü
oldukça zengin.
Hedefinde TSK İstihbarat Dairesi
Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin ile Orgeneral Yaşar Büyükanıt bile var.
MİT Müsteşar Yardımcısı Ahmet KÖKSOY
(“O dönemde İstanbul Bölge Başkanı idi. Yardımcısı Özel YILMAZ bu bağlamda
Ergenekon sanığıdır ve halen MİT Eğitim Merkezinde kızak görevdedir” diyor),
İsmail NİŞANCI ve MİT Müsteşar Yardımcısı Aydın GÜLER gibi isimleri kara para
aklamak ve rüşvet almakla suçluyor. (s. 195/9)
*
Kozinoğlu’nun şu yazdıkları ise, o
dönemde Alman aklıyla AK Parti – FETÖ kavgası çıkarma niyeti taşıdıklarını
belgeliyor:
“RTE'ye
ilişkin ALMAN GİZLİ SERViSiNDE KALEME ALINAN BİR RAPORDAN YAZIYORUM. 2004
yılında MİT Müsteşarı Şenkal ATASAGUN da okumuştur. (2004 yılında
hazırlanmıştır.)
"Bu
şahıs sadece Türkiye'nin değil, Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa ve
dünyanın başına bela olacak bir POTANSİYELE sahiptir. Anılan, kendisine çok
GÜVENMEKTEDİR. Çok GÜVEN bir gün insanı bir kurşundan daha çabuk öldürür.
Sadece F. GÜLEN NURCU grubunun desteğini arkasından çekebildiğiniz an iktidarını
kaybedecektir. F. GÜLEN desteğini çekmeyi ABD izin vermiyor. O halde F.
GÜLEN'in varlığını Türkiye'de zayıftatmak amacıyla tüm dünyada bitirmeliyiz. Şu
anda geleceğe - yönelik Avrupa'yı tehdit edebilecek en büyük tehlikelerin
başında RTE ve onun iktidarının uzun sürmesi gelmektedir."
“Cümleler
biraz değişik olabilir. Ancak raporda içerik aynıdır.” (s. 207)
*
Kozinoğlu’nun kitabının son sayfaları
ise çok tuhaf..
Neredeyse dünyadaki bütün ülkeleri
sayıyor, hepsiyle iyi ilişkilerinin bulunduğunu iddia ediyor, kimisinin AK
Parti hükümetine ve Erdoğan’a düşman olduğunu, kimisini de kendisinin devreye
girip aleyhlerine çevireceğini söylüyor.
Arasının kötü olduğu tek devlet,
Türkiye Cumhuriyeti..
Doğrusunu söylemek gerekirse, aklı
başında bir insanın yazabileceği satırlar değil.. Psikolojisi çok bozulmuş..
Yazdıklarını okuyan birinin, FETÖ’cülerden belki bin kat tehlikeli bir çılgın ve hayalperest maceraperestle karşı karşıya olunduğunu düşünmemesi mümkün değil..
Dış bağlantıları olan, dış
güçlerle kendi devletine ve hükümetine karşı operasyon yapmayı planlayan bir
çılgın.
Bakın neler yazmış:
“1- ABD; -
İncirlik Üssü'nün kapatılması (en etkili tehdittir). - Son 3 CIA Başkanı ve
şimdiki beni çok iyi tanıyor. - Füze Kalkanı'nın askıya alınması. - F. GÜLEN'i
kesin alırım. AB'yi de kullanacağım.
“2- ALMANYA -
En problemsiz ülke. - Deniz Feneri'nin AKP'ye dayandığı gizli belgeleri alırım.
- Zaten şu anda F. GÜLEN okullarını kapatmak için süreç başlattılar. - Tüm
servisi tanıyorum.
“3- FRANSA -
Gönüllü yapacaktır (iç ve dış servis). - Her istediğim açıklamayı yaptırırım. -
PKK'lıları verirler.
“4- HOLLANDA
- Her şeyi gönüllü yaparlar. - Çok iyi ilişkiler mevcuttur.
“5- NORVEÇ -
Bana şükran borçlular Afganistan'dan dolayı - Bizzat Kral'ın teşekkür mektubu
var.
“6- Rusya -
SVR/FSB iç ve dış servis beni çok iyi taıuyor. - Asya ve Afganistan ortaklığı
başlatıp bu iktidar aleyhine açıklama yaptırırun. - PUTİN beni biliyor.
“7-
Azerbaycan - İ. ALİYEV beni çok seviyor ve çok iyi tanıyor. - Servis Başkanı
kankam. 1. yardımcı A. NAGİYEV talebem. - H. ALİYEV Devlet Nişanı sahibiyim.
“8-
KAZAKiSTAN - Nursultan NAZARBAYEV'den başlamak üzere iç ve dış servis -
Dışişleri Bakanlığı çok yakın dostluklanm var. Hiç problem yaşamam. - İstihbarat Nişanı sahibiyim.
“9-
Özbekistan - 2. vatanım gibi. - Türkiye'de savaşacak asker bile alırım. - Devlet
Nişanı sahibiyim.
“10-
KIRGIZİSTAN - Sadece şunu söylüyorum: Ülkenin tamamını emrime alırım. - İstihbarat Nişanı sahibiyim.
“11- ÇİN -
Yakın ilişkilerim var. - Sincan/Uygur dengelernesi ile işi bitiririm. - Mr.
DONG/rejimin en önemli yöneticilerinden birisidir. Çok yakınımdır.
“12- TAYVAN -
Çok yakın ilişkim var. - Her açıklamayı yaptırırım.
“13-
MOĞOLİSTAN - Emrime alınm. Çok kolay.
“14- G. KORE
- Benim çalışmalarıma hayranlar. - Her açıklamayı yaptırırım.
“15- Malezya
- Beni tanıyor Servis. …
“16-
AFGANİSTAN - Diplomatik PASAPORT sahibiyim. – Tüm etnik grupların hepsini
tanıyorum. - Buradan ABD'yi çok kötü sıkıştırırım. - 3 partim var. - Çok daha
fazlasını yaparım.
“17- PAKİSTAN
… - Beni çok seviyorlar.
“1 8-
NAliÇIVAN …- Servis Başkanı talebem. - Nalıçıvan Başkanı arkadaşım. - Her şeyi
yaptırırım. – …
“19-
Türkmenistan - Nişan sahibiyim. - Şimdiki yönetimin en çok sevdiği Türk benim!
…
“20-
ARNAVUTLUK - Benim bu ülke Cumhurbaşkanından (şimdiki S. BERİSHA) 1. sınıf
devlet nişanım var. - Benim bu ülkede yetiştirdiklerim KOSOVA'yı bağımsız
kıldılar.
“21-
Bosna-Hersek - Diplomatik PASAPORTUM var. - Bu ülkede adeta tarih yazdım.
“22- FAS -
Servis Başkanı ülkeyi yönetiyor. - Aslında benim KANKAM.
“23- Suriye -
Bu yönetime istediğimi yaptınnm. - Bu ülkede görev yaptım.
“24- Lübnan -
V. CANBOLAT (Dürzi), Semir JAJA (Falanjistlerin lideri), N. BERRİ (Amel) vb.
hepsi yakın arkadaşım. - Her açıklamayı yaptırırım.
“25-
MACARiSTAN - İç/dış servis ve Başbakan beni çok seviyor ve takdir ediyor. -
Uzun yıllar ilişkim var. - Her açıklamayı yaptırırım.
“26-
Çekoslovakya, Bulgaristan ve Avusturya - Servisler beni tanıyor. - Ortaklıklarım
oldu.
“27- Ukrayna
- Çok yakın irtibatlarım mevcuttur. - Her türlü açıklamayı yaptırırım.
“28-
Hindistan - Servis çok iyi tanıyor. - Zor ülke, ancak AKP'yi hiç sevmiyor.
“29- İRAN -
Çok uzun yıllar, çok yakın irtibatlarım var. -Afganistan'da adarnlarını
kurtarmıştım, Mayıs '97'de. Beni unutmuyorlar. -Farsça bilmem hoşlarına gidiyor
(1980 Ordu Dil Okulu Farsça bölümü birincisiyim.)
“30- Japonya
- Uzun yıllar yakın irtibatım var. - Benimle görüşmeye uzmanlığım nedeniyle
gönüllüler. - AKP'yi sevmiyorlar.
“31- İsrail -
Servisi, ben ne söylersem kesin YAPAR.
“Ben ilk etap
çok kısa sürede bu ülkelere gideceğim.
“- Önce tüm
dünyadaki F. GÜLEN okullarını PEŞ PEŞE kapattıracağım. Bizi destekler
açıklamaları yaptıracağım.
“- Ekonomik
PAZARlMIZI olduğundan daha fazla artıracağım.
“- Mısır,
Tunus vb. başka ülkeler de Katar, B.A.E., S. Arabistan, Brunei vb. var.
Onlarla da tanışıyorum. Sonra onlara giderim. İlk önce bu 31 ülke.
“- İLK
YAPACAĞIMIZ işlerden birisi de RTE'yi bir çok teşekküllü hastahaneden
kontrolden geçirip, raporu kamuoyuna açıklamak.”
(s. 239-53)
*
Evet, dış destek yardımıyla iktidarı devirecek, başa geçecek, sonra da dünyayı gezip ekonomik pazarımızı büyütecekmiş. Artık devletin başında ya..
Bütün bunlara baktığımızda şunu
söylemek mümkün:
Perinçekçiler aslında Kozinoğlu’nu
ikinci defa öldürmüşler.
Yazılarının uçuk ve dehşet verici
kısımlarını kitaplaştırarak ona bir nevi itibar suikasti yapmış durumdalar.
Çünkü, yazdıklarına bakan hiç kimsenin
Kozinoğlu’nun yanında saf tutması mümkün değil.
*
Başka sorum yok, sayın hakim!