"Dağlar Şamil'in
heykelleridir."
Lesley Blanch
Cübbeli Ahmet, bir zamanlar, Habertürk TV’de
Türkiye’nin Nabzı Özel programında şu
ifadeleri kullanmıştı:
“Şeyh Şamil, Mevlana
Halid'e bağlı. Orada kartal diye lakaplanmış büyük mücahit. Bizim tarikat
anlayışımızda köşeye çekilin, zikir yapın, memleket işgal olmuş, savaşa
katılmayın diye bir şey yok. Mevlana Halid, Buhara, Maturidi
ekolü.”
(https://www.haberturk.com/ahmet-mahmut-unlu-haberturk-te-sorulari-yanitliyor-2559404)
Nef’î’nin kendisine kelp (köpek) diyen Tahir Efendi
diye biri için yazdığı şöyle bir dörtlük var: “Tahir Efendi bize kelp demiş / İltifatı bu sözde zahirdir / Malikî
mezhebim zira / İndimde kelp tahirdir (temizdir).”
Mevlana
Halid-i Bağdadî’nin itikaden selefî olduğu dikkate alınırsa Cübbeli
için de herhalde şuna benzer bir dörtlük yazılabilir:
“Cübbeli ona Matüridî demiş
“İltifatı bu sözde zahirdir
“Selefî mezhebdir o zira
“İndinde Cübbeli kim bilir nedir!”
*
Cübbeli Cehalet, cahilliği anlaşılmasın diye,
bilmediği konularda da kafadan atıyor.
Dinleyicilerinin "yutacağından" emin. Çünkü,
bu tür konuları bilenler Cübbeli Cehalet'i dinleme zahmetine zaten kolay kolay katlanamazlar.
Büyük işkence..
Saçlarını başlarını yolmak zorunda kalırlar.
Evet Cübbeli, Halid-i Bağdadî k. s.'yu tanımıyor,
bilmiyor.
Kafasında, kendisine göre bir "olması gereken
Halid-i Bağdadî" var, masal formatında onu anlatıyor.
*
Bir defa, Halid-i Bağdadî rh. a., kesinlikle Matüridî değildir.
Bir mektubunda şöyle demektedir:
“Bu miskin kulun mezhebi seleflerin
mezhebi, Sıddıkiyye olan [Hz. Ebubekir’e dayanan] tarikatı da, sahabe ve tabiîn
büyüklerinin yolu olduğundan, onların yasakladıkları şeylere dalmak [kader,
irade vs. konularını tartışmak] ona zor gelir.”
(Esad Sahib, Mektubat-ı
Mevlâna Halid, haz. Dilaver Selvi ve Kemal Yıldız, İstanbul: Umran
Yayınları, 1993, s. 138.)
Halid-i Bağdadî rh. a.'in mektuplarını biraraya getirmiş
olan yeğeni ve Nakşî şeyhi Esad Sahib, eserde yer alan son mektubun yazılmış
bulunduğu zat (Allame Muhammed Emin Süveydî) hakkında da şu bilgiyi
vermektedir:
“Kendisi itikadda selefî,
[amelî] mezhebde Şafiî, meşrebte Nakşibendî ve Halidî idi.”
(A.g.e., s. 315.)
Yani bu "ılımlı Kemalist" ahir
zaman fenomeninin ifadelerinin aksine, Nakşbendî tarikatından olmak,
itikadda Selefî olmaya engel değildir.
Ve her Selefî de Mücessime'den olacak, veya İbn Teymiyye'ci olacak diye
birşey yoktur.
Bununla birlikte Halid-i Bağdadî rh. a., (selefin
tutumunun aksine) itikadî konuları genişçe tartıştığı mektuplarında Eş'ariyye paralelinde
görüşler ortaya koymuştur.
Matüridiyye değil.
*
Gelelim İmam Şamil rh. a.'e..
Şeyh Şamil’le ilgili en güvenilir kaynak, onun
kâtipliğini yapan Muhammed Tahir el-Karahî adlı bir âlimin
Arapça olarak tuttuğu notlar..
Mehmed Âkif bu
kitabı hacca gittiği sırada Şeyh Şamil’in vârislerinden alıp Türkiye’ye
getirmiş ve Tahirü’l-Mevlevî tercüme ederek Osmanlıca olarak
(yani eski harflerle) yayınlamıştı.
(Kitabın Osmanlıca'sını 1985 yılında Beyazıt Kütüphanesi kataloğunu karıştırırken tesadüfen görmüş, asıl araştırdığım konuyu bir yana bırakıp, ilgimi çektiği için alıp incelemiştim.
Sonra kitabın fotokopisini alıp okumuş, ardından da, onunla ilgili olarak, Ali Bulaç yönetimindeki Kitap Dergisi'ne
bir tanıtım yazısı yazmıştım.
İki yıl sonra kitap, Tarık Cemal Kutlu tarafından yayınlandı. Başka isimler tarafından hazırlanmış yeni baskılar da var. )
*
Söz konusu kitap, 19’uncu yüzyıl başlarında
Dağıstan’ın Rus egemenliği altına girdiği dönemi anlatarak söze başlıyor.
İmam Şamil gibi Gimrili olan Gazi Muhammed’in
önce köy köy gezerek halkı Rus işgaline karşı direnişe davet ettiğini, sonra
da, etrafında toplanan İmam Şamil gibi birkaç arkadaşıyla beraber, kendisine
mukavemet eden köyleri cezalandırmaya başladığını görüyoruz.
Ne yazık ki, en çok sorun çıkaranlar da,
köylerdeki imamlar ve kadılar oluyor.
İlim bakımından İmam Şamil’den
üstün olan (Ki bunu bizzat İmam Şamil söylüyor) Gazi Muhammed’in
gece gündüz demeden çaba sarfettiği ve bir süre sonra, üzerine silahlı
birlikler gönderen Ruslar’a karşı savaşmaya başladığı ve onlar
tarafından şehit edildiği biliniyor.
*
Gazi Muhammed, tarihte eşine az rastlanan bir mücahitti.
Büyük insandı.
Ne yazık ki, ilk mücadele ettiği, ona ilk zorluk
çıkaran kişiler, Ruslar değil..
Gâvur işbirlikçisi "ılımlı" hoca taifesi..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder