O generalin
ismini Yazıcıoğlu mutlaka birilerine söylemiştir.
Söylememiş
olması "hayatın olağan akışı"na aykırıdır.
MİT'in biliyor
olması gerekir. Mutlaka.
O general
bozuntusu FETÖ'cü olsaydı şimdiye ismi çoktan medyaya verilmiş, adam rezil
kepaze edilmişti.
MİT'in bu
konudaki suskunluğu onu (en azından göz yumma şeklinde) "zan" altında
bırakır.
Bırakıyor.
Olayın "Barnabas
İncili" masalı gibi hikâyelerle kapatılmaya çalışılmış olması da
şüpheleri kuvvetlendiriyor.
İnsan hayatı
bu kadar ucuz olmamalıdır.
Böyle bir rezalet olabilir mi, vatana-millete "parasız" hizmet etmeyen, milletin güvenliğine hizmet için ayrıcalık ve imkânlara boğulan, milletin parasıyla krallar gibi yaşatılan, "general" gibi uydurulmuş unvanlarla pohpohlanan Adem oğullarından bir Adem oğlu, belki rütbesiz er diye milletin evlatlarına emir vermekten başka bir marifeti olmayan, askerlikten atılsa muhtemelen üç tane keçiyi bile güdemeyecek bir soytarı, önemli bir siyasetçiyi nasıl böyle tehdit edebilir!
Ve nasıl böyle bir hadsiz soytarıya hesap sorulmaz, "kanun üstü" muamelesi yapılır!
Millet böylesi soytarıları "maaşlı haydutlar" olsunlar, mafyavari "silahlı çete" haline gelsinler, beleşten eline tutuşturduğu silahla kendisine kabadayılık yapsınlar diye mi besliyor!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder