BLACK JUMBO KOD ADLI İNGİLİZ AJANI HIRSIZ ATATÜRK'ÜN MASKESİNİ DÜŞÜREN BU KİTAP OKUNUR!

 


100 YILLIK TARİHİMİZİ YENİDEN YAZAN KİTAP
2. BASKI TÜKENDİ!
3. BASKI ÇOK YAKINDA SİZLERLE!
SİPARİŞİNİ ŞİMDİDEN VER, YAZARINDAN İMZALI OLARAK KİTABIN GELSİN.
SİPARİS VEREN İLK BİN KİŞİYE YAZARINDAN İMZALI OLARAK GONDERİYORUZ.
3 cilt, 1456 sayfa
850 TL
Kargo ücretsiz
WhatsApp sipariş: +90 505 980 87 35
*
*
YAŞAR GÖREN'İN FACEBOOK PAYLAŞIMLARINDAN (https://www.facebook.com/yasar.goren.12?locale=tr_TR):

İstanbul'da Türk- İngiliz ortak işgalinin 17'nci günü...
İNGİLİZ İŞGAL KUVVETLERİ KOMUTANI HARİNGTON, SIKI BİR KEMALİST...
SADRAZAM TEVFİK PAŞA'YI TEHDİT ETTİ "SİZİ TANIMIYORUZ... TEK HÜKÜMET ANKARA HÜKÜMETİDİR..."
Refet Paşa ve Türk askerleri ile beraber İstanbul'u işgal altında tutan İngiliz General Harington
4 Kasım 1922. 103 yıl önce bugün. Tarih çok hızlandı.
Konya ve Bozkır kasabı Refet Paşa'dan emir alan bir Teşkilat-ı Mahsusa çetesi gazeteci Ali Kemal'i kaçırmıştır.
İstanbul tam da bu haberle çalkalanırken...
İstanbul Hükümeti'nin başı Sadrazam Tevfik Paşa, padişahın karşı çıkmasına rağmen istifa etti.
Çünkü, İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Harington'u ziyaret etmiş ve Harington'dan hakaret işitmişti.
Fakat Tevfik Paşa, Padişah'a iade etmesi gereken Mühr-i Hümâyun'u vermedi ve Padişah ile bir daha da görüşmedi. VI'ncı Mehmed hâtıratında Tevfik Paşa’yı, Mustafa Kemal Paşa’nın adamı olmakla, ikili oynamakla ve istifa ederek en zor gününde kendisini yalnız bırakmakla suçlayacaktır...
*
Dünyanın en zengin [VE EN BÜYÜK HIRSIZ] generali Mustafa Kemal, Türk Ordusu'na borç verdiği paranın [ORTA ASYA - HİNDİSTAN MÜSLÜMANLARINDAN GELEN, "CEBELLEZİ" ETMİŞ OLDUĞU PARALAR] büyük bölümünü geri aldı ...
TÜRK ORDUSU'NA 500 BİN LİRA [ALTIN LİRA] / YANİ 20 MİLYAR LİRA BORÇ VEREN MUSTAFA KEMAL'E 380 BİN LİRASI / 15 MİLYAR LİRA İADE EDİLDİ [SANKİ BABASINDAN MİRAS KALMIŞ].
Ekim-Kasım 1922. 103 yıl önce bugünler.
Hatırlayalım: 4-5 ay önceydi. Haziran ayı gibi. Büyük Taarruz öncesinde ordunun durumu oldukça kötüydü. Subaylar aylardır maaş alamıyordu. Yiyecek, içecek, giysi ve cephane sıkıntısı vardı.
Sonunda [HIRSIZ] Mustafa Kemal zimmetindeki Hint parasından 500 bin lira ordu için; 110 bin lira da halk için vermeyi kabul etti.
Ancak, bir şartı vardı. Durum düzelince parası kendisine iade edilecekti.
Hint paralarından geriye 171 bin 570 lira kalmış olmalıydı. Ama, adına gönderilen paraların tümü göz önünde bulundurulursa Mustafa Kemal’in hala, 425 bin 608 lirası vardı. (Bugünkü değeri 17 milyar lira…) [BU KADAR BÜYÜK YOLSUZLUK TÜRK TARİHİNDE YOK]
Zaferden sonra Bakanlar Kurulu, harcanan 610 bin liranın 380 binini Mustafa Kemal'e iade etti. (Neden iade ederler, anlaşılır gibi değil)
Atatürk'ün el koyduğu para yeniden, yardım parasından 380 bin, artı 425 bin 608 olmak üzere tam 805 bin 608 liraya çıktı.
(Bir lira=bir altın üzerinde 32 milyar 608 milyon lira)
Hepsi bu mu? Bilemeyiz.
Mısır Hidivi para göndermiştir (900 bin lira=36 milyar 800 milyon lira) ve Mustafa Kemal bu paraya da el koymuştur [ARSIZ HIRSIZ].
Ruslar para göndermiştir (18 milyon altın ruble / 720 milyar lira) [RUSLAR DEĞİL, PROF. ERHAN AFYONCU'NUN DEDİĞİNE GÖRE ORTA ASYA TÜRKLERİ]...
Bu paraların ne kadarı maliyenin kayıtlarına girmiştir, ne kadarı Mustafa Kemal’in zimmetinde kalmıştır?
Kayıtlar sağlıklı değildir, hatta bazen hiç kayıt yoktur.
Ama şurası doğru; Mustafa Kemal bu paraların çoğunun üstüne oturmuştur ve kendi parası gibi kullanmıştır [TÜRKÇE KARŞILIĞI HIRSIZLIK VE YOLSUZLUK] .
Rıza Nur’un dediği gibi, “Bu açık ve büyük mikyasta bir hırsızlıktır[ADINI DOĞRU KOYMAK LAZIM]
Bu İstiklal Harbi sektöründe çok iyi para var anlaşılan...

Kaynaklar:
. Mustafa Keskin, Hindistan Müslümanlarının Milli Mücadele’de Türkiye’ye Yardımları (1919–1923), Kayseri: Erciyes Üniversitesi Yayınları, 1991, sayfa 90, 91
. Alptekin Müderrisoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları, Cilt 2, Kastaş Yayınları, İstanbul 1988, sayfa 654
. Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, Paris 1929, Altındağ Yayınları, İstanbul 1967, sayfa 903, 904.
. Ayrıca Kazım Özalp ve Hasan Rıza Soyak’ın anıları
*
Sadrazam Tevfik Paşa, Vahideddin'e kazık atıyor...
TEVFİK PAŞA, YENİDEN HÜKÜMET KURULAMASIN DİYE SEDARET MÜHRÜNÜ PADİŞAHA GERİ VERMEDİ...
4 Kasım 1922. 103 yıl önce. Tarih çok hızlandı.
İstanbul Hükümeti'nin başı Sadrazam Tevfik Paşa, padişahın karşı çıkmasına rağmen İngiliz General Harington ve İngiliz işbirlikçisi Refet Paşa'nın baskısıyla istifa etti.
Fakat padişaha iade etmesi gereken Mühr-i Hümâyun'u vermedi ve padişahla bir daha görüşmedi.
VI'ncı Mehmed hâtıratında Tevfik Paşa’yı, Mustafa Kemal Paşa’nın adamı olmakla, ikili oynamakla ve istifa ederek en zor gününde kendisini yalnız bırakmakla suçlayacaktır...

MEHMET ALPTEKİN'İN, (OSMANLI HANEDANINDAN VAHİDEDDİN'E SOYSUZ DİYEN) BLACK JUMBO KOD ADLI İNGİLİZ AJANI ZAMPARA ATATÜRK'Ü TAKDİMİDİR: TÜRK DE DEĞİL, ATAM DA DEĞİL, ADAM YAHUDİ, SOYSUZ, İNGİLİZ UŞAĞI, FİRAVUN'UN DANİSKASI, HAİN

 








YAŞAR GÖREN'İN SON PAYLAŞIMLARI: BLACK JUMBO KOD ADLI İNGİLİZ AJANI AHLÂKSIZ ZAMPARA HAYDUT ATATÜRK, DEVLETE VE MİLLETE NASIL İHANET ETTİ, MİSAK-I MİLLİ'YE DAHİL VATAN TOPRAKLARINI KENDİ SALTANATININ "TANINMASI" İÇİN GÂVURA NASIL SATTI?

 


KAYNAK: Yaşar Gören'in Facebook hesabı

https://www.facebook.com/yasar.goren.12?locale=tr_TR

Mustafa Kemal, yasadışı bir adamdı... Haydut'tur...
*
Meclis çoğunluğu karşı çıkınca, Mustafa Kemal ve arkadaşları hilafetin kaldırılmasından şimdilik vazgeçtiler... Ama yine de İngilizlerin gözü aydın... Gayda eşliğinde oynayabilirler... MUSTAFA KEMAL, OSMANLI İMPARATORLUĞUNU YIKTI... DAHA DOĞRUSU YIKMIŞ GİBİ YAPTI. ÇÜNKÜ BU MECLİS HAYDUT MECLİS. SONRA, DEVLETİ YIKMAK İÇİN EN AZ 300 OY GEREKİYOR. OYSA 308 NO'LU KARARA 131 VEYA 136 MİLLETVEKİLİ KABUL DEDİ... KARAR YOK HÜKMÜNDE.
... Hilafetin yerinde kalması şartıyla Mustafa Kemal ile anlaşan Hüseyin Avni....
Osmanlıyı yıkan kanunu hazırlayan Dr. Rıza Nur....
1 Kasım 1922. 103 yıl önce bugün.
Bir kişi hariç tamamı ittihatçı olan Haydut Meclis, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasını bir günlük aradan sonra yeniden görüşmeye başladı.
Erzurum Mebusu Hüseyin Avni Bey'in, "Hilafet meselesi açıklığa kavuşmadan Osmanlı'nın yıkılmasına evet demeyiz" diyerek 2'nci Grup'u Meclis'ten çekmesi meseleyi bu noktaya getirdi.
Hilafeti kaldıramayacaklarını anlayan Kemalistler, tasarıyı yeniden düzenlediler. Dr. Rıza Nur, Hüseyin Avni Bey'e danışarak hilafetle ilgili 6'ncı maddeyi şu şekilde değiştirdi:
"Hilâfet, Osmanlı Hanedanı'na aid olup halifeliğe Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu hanedanın ilim ve ahlâk bakımından en reşid ve en sâlih olanı seçilir. Türkiye Devleti, Hilâfet Makamı'nın dayanağıdır" ...
Açıklayıcı not: Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkan 308 numaralı kanun / kararnameye göre, Osmanlı İmparatorluğu münkariz olmuşmuş. Yani Kemalistler yıkmamış, kendi kendine yıkılmış, tarihe karışmışmış. Sahtekarlar...
*
İngiltere, Mustafa Kemal'e minnettardır.
Mustafa Kemal Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkınca, İngilizler aldıkları pası derhal gole çevirdi. İstanbul Hükümeti Lozan'ın davetli listesinden çıkarıldı...
LOZAN'DA OSMANLI'YI SADECE ANKARA TEMSİL EDECEK. OSMANLI TOPRAKLARI, HAYDUT ANKARA HÜKÜMETİ, İNGİLTERE, FRANSA, İTALYA VE YUNANİSTAN ARASINDA 5'E BÖLÜNECEK...
1 Kasım 1922. 103 yıl önce. Ankara'daki Haydut Meclis'in Osmanlı İmparatorluğu'nu 308 numaralı kanun kararname ile yıkması Londra'da sevinç yarattı.
28 Ekim'de İstanbul ve Ankara hükümetlerini beraberce Lozan Barış Konferansı'na davet eden Lord Curzon, davetli listesini alel acele yeniledi.
İstanbul Hükümetini listeden sildi.
19 gün sonra başlayacak olan Lozan Konferansında, Osmanlı İmparatorluğu Ankara tarafından temsil edilecek...
Osmanlı toprakları 5'e bölünecek... Aslan payı İngiltere (Irak, Musul, Kerkük) ve Fransa'nın (Suriye).
Libya ve 12 Adalar İtalya'ya,
Ege adaları ise Batı Trakya ile beraber. Yunanistan'a verilecek...
Mustafa Kemal barut gibi.. Yumruk salladı, sıraları tekmeledi, bağırdı, çağırdı...
MUSTAFA KEMAL, MECLİSİ ÖLÜMLE TEHDİT ETTİ:
YA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN YIKILMASINA "EVET" DERSİNİZ YA DA... "İHTİMAL BAZI KELLELER KESİLECEKTİR..."
1 Kasım 1922. 103 yıl önce.
Ankara'daki Haydut Meclis, saltanatın kaldırılması adı altında, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasını tartışmaya başladı.
Dr. Rıza Nur ve Başkomutan Mustafa Kemal tarafından hazırlanan kanun takriri / önerge, Meclis’teki müzakerelerden sonra, encümene havale edildi. Bazı milletvekilleri, hilafetin saltanattan ayrılamayacağı ve ikisinin de kaldırılamayacağı fikrini müdafaa etmeye başladılar. Ki, 1876 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'na /Anayasa'ya göre durum gerçekten de buydu.
Öfkelenen Mustafa Kemal, Encümen Reisi’nden söz aldı ve önündeki sıranın üstüne çıkarak, tehdit edici bir ses tonuyla, bağıra çağıra konuşmaya başladı.
Konuşurken bir yandan da sırayı tekmeliyordu:
"Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye, müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle zorla alınır. ...
Bu bir emrivakidir. Mevzuubahis olan; millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız meselesi değildir.
Mesele, zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu, behemehal olacaktır.
Burada içtima edenler, Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi taktirde, hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal, bazı kelleler kesilecektir"
Bu sert sözler karşısında Encümen Reisi (Komisyon Başkanı) Ankara Mebusu Hoca Mustafa Efendi, durumun nezaketini anladı.
Korkmuştu. Panik içinde “Efendim biz, meseleyi başka bir nokta-i nazardan mütalaa ediyorduk. Tenevvür ettik (aydınlandık)” diye çark etti ve tartışmaları sonlandırdı. ...
Kaynak:
. Gazi'nin Hayatı, Maarif Kitaphanesi sayfa 26
. Mustafa Kemal, Nutuk, sayfa 408
*
*
Padişah, Mustafa Kemal’in Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkma niyetini biliyordu ama ordusu yoktu.
Mustafa Kemal ise Yunan işgalini bahane ederek 300 bin kişilik ordular grubu toplamıştı.
VAHİDEDDİN, OSMANLI DEVLETİ'NİN YIKILMASINA KARŞI ÇIKTI: “ANKARA’DA GERÇEK BİR MECLİS YOK… O VEKİLLERİ MİLLET SEÇMEDİ. BUNLAR, ANKARA ÇETESİ. İSYANCILAR TOPLULUĞU…"
1 Kasım 1922. 103 yıl önce…
Ankara’daki Haydut Meclis yetkisi olmadığı halde Osmanlı İmparatorluğu’nu yıktığını açıkladı.
Vahideddin bu açıklamaya karşı çıktı.
Padişah ne düşünüyor?
CHP eski milletvekili Sabahattin SelekAnadolu İhtilali” adlı kitabının bir yerinde şöyle der:
“Anadolu İhtilâli bir halk hareketi değildir. (…)
Anadolu ihtilâli, aslî unsuru ittihatçılar (asker ve sivil) olan bir karma kadronun, daha doğrusu bir aydın ekibin yarattığı ve yürüttüğü bir harekettir. (…)”
Olayın enteresan yanı, Padişah, Ankara’da olan biten herşeyi tıpkı Sabahattin Selek gibi doğru olarak anlamaktadır.
Gerçekçidir.
Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Ankara Çetesi diye tanımlamaktadır. Onlar, Meclis falan değil Askeri İhtilal Teşkilatı’dır.
Nitekim Vahidettin 6 Nisan 1922'de İngiltere Yüksek Komiseri'ne, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının faaliyetleri hakkındaki görüşlerini bildiren bir yazı gönderir:
"Ankara'daki askerî ihtilâl örgütü, eski İttihat ve Terakki'nin yeniden ortaya çıkışından başka birşey değildir.
Kendisini milliyetçilik maskesi altında gizlemektedir.
Böylece Yunan istilâsının yarattığı duyguları sömürerek, halkı kandırmayı başarmıştır.
Gerçekte halkın yüzde 90'ı Ankara Çetesi’ne içinden karşıdır.
Fakat halk, hiçbir şeyden çekinmeyen ve her şeyi elinde toplayan adamların baskı metotları altında tutulmaktadır.
Bu adamların tutkusu, egemenliklerini İstanbul'a taşımaktır" demektedir.1
Yine Vahidettin, 7 Ağustos 1922'de de, İngiliz Yüksek Komiseri'ne, "Millîci liderler bir hükümet değildir, bir isyancılar ve ihtilâlciler topluluğudur.
Onlar, ittihat ve Terakki'nin canlandırıcılarıdır.
Masum halkın vatanseverliğini ve iyi niyetini sömürdüler. İnanç ve politikaları bakımından onlar Bolşevikten başka birşey değildirler" diye yazmıştır.2
Ancak, Padişah’ın bütün yakınmaları hiçbir işe yaramayacaktır.
Çünkü, Mustafa Kemal’in arkasında İngiltere vardır. Ve İngilizler, Mustafa Kemal’i bir koç başı gibi kullanarak Osmanlı’yı yerle bir etmeye kararlıdır.
Petrol bölgelerini şehvetle istemektedirler.
Kaynaklar:
1 Dr. Emine Kırcı, dergiler.ankara.edu.tr
2 Gotthard Jaeschke, Kurtuluş Savaşı İle İlgili İngiliz belgeleri sayfa 274 ve Ali Fuat Cebesoy, Millî Mücadele Hatıraları, sayfa 138-139
*
*
Devletinden nefret eden bir adamın sahneye koyduğu bir yıkım operasyonu.
Bu oylama geçersizdir. OSMANLI İMPARATORLUĞU MUSTAFA KEMAL'İN AĞIR BASKISI ALTINDA SİLAH ZORUYLA YIKILDI.
MİLLETVEKİLİ MEVCUDU 400'ÜN ÜZERİNDEYDİ AMA SALONDA SADECE 136 MİLLETVEKİLİ VARDI.
MUTLAK BUTLAN.
BU OYLAMA YOK HÜKMÜNDEDİR.
OSMANLI HALA YAŞIYOR.
1 Kasım 1922. 103 yıl önce. Ankara'daki Meclis'te dünyanın en tuhaf oturumu yapılıyor.
Osmanlı İmparatorluğu kaç oyla yıkıldı?
Bilen yok. Komisyon toplantısında Mustafa Kemal ne demişti? “İhtimal bazı kelleler kesilecektir…”
Bu şaka değildi.
Mustafa Kemal kararlıydı.
Arkadaşları da kararlıydı.
Mustafa Kemal’in istediği karar çıkartılamasaydı Meclis salonu mezbahaya dönebilirdi.
Gerilim çok yüksekti.
Osmanlı Devleti’nin yıkılması gibi dünya tarihinin en önemli olaylarından biri sert ve tehditkar bir ortamda zorla alındı.
Oturum, alınan bütün tedbirlere rağmen eksik sayıyla başladı.
Aslında Meclis’te toplantı nisabı yoktu.
Oturumun açılması için en az 200 milletvekili gerekiyordu. Ama 400’e yakın milletvekilinden yalnızca 136’sı salonda idi.
Toplantının yapılmaması gerekiyordu. Ama Mustafa Kemal’in zorlamasıyla başlatıldı.
Mustafa Kemal kürsüye çıktı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun ömrünü tamamladığını iddi etti.
Saltanatın kaldırılmasının alkışlarla kabul edilmesini istedi.
Birçok milletvekili oylamanın ad okunarak yapılmasını istedi.
Mustafa Kemal reddetti.
Ad okunarak yapılacak oylamanın sonuçlarından emin değildi.
Konuşmalar laf atmalar oluyor, dakikalar geçiyordu. Mustafa Kemal’in taraftarları sinirlenmeye başlıyordu. İçlerinden çoğu Sakarya ve Büyük Taarruz’da yanında savaşmış genç subaylardı.
Eğer Mustafa Kemal emir verirse Meclis salonundaki asker kökenli olmayan milletvekillerine Osmanlı yanlılarına ateş etmekte tereddüt göstermeyeceklerdi.
Mustafa Kemal “Eminimki Meclis bunu oy birliği ile kabul edecektir” dedi her bir kelimenin üzerine basarak.
“El kaldırılarak oylama kafidir…”
Bu sırada taraftarlarının elleri silahlarının üzerindeydi…
Meclis Başkanı Rauf Bey (Orbay) resmen korkmuştu.
Gözleri Mustafa Kemal’in üzerinde öneriyi oya sundu.
Kırk kadar el kalktı. “Oy birliği ile kabul edilmiştir” dedi kısaca.
El kaldırılarak yapılan oylamada, 308 numaralı kanunun el kaldırılarak oylanması reddedilmişti ama O “Kabul edilmiştir” diye açıkladı.
Homurdanmalar devam ederken kanun için oylama yapıldı. 132 kabul- 131 diyenler de var. İki ret, üç ret diyenler de var.
Yeniden sayım istenmesine rağmen, oylar sayılmadan sonuç ilan edildi.
Rauf Orbay, Saltanatın “müttefikan” yani oy birliği ile kaldırıldığını ilan etti. Oysa salonda oturumun başlatılması için yeterli sayıda milletvekili yoktu.
Saltanatın kaldırılması için 300 milletvekilinin oyu gerekiyordu.
Haliyle bu oylama geçersizdir.
Saltanat kaldırılamamıştır.
Osmanlı devleti bugün bile devam ediyor…

"EĞER AKLIMIZI KULLANMIŞ OLSAYDIK..."