يانورَ حياة

 



E-KİTAP: BİR İNGİLİZ OPERASYONU: TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI

 

https://archive.org/details/bir-ingiliz-operasyonu-turk-kurtulus-savasi



BİR İNGİLİZ OPERASYONU:

TÜRK KURTULUŞ SAVAŞI

 

Dr. Seyfi SAY

 

İÇİNDEKİLER

 

DİBACE 4

İNGİLİZLER'İN ATATÜRK İLE VAHİDEDDİN’E YAPTIKLARI "OYUN İÇİNDE OYUN" 9

YENİ OYUN: KEMALİZM-KAMALİZM KAVGASI 21

İNGİLİZ 'DEVLET AKLI' VE OSMANLI PAŞALARI: KİMİNE MALTA ESARETİ, KİMİNE 'VİZE'Lİ 'GAZOZ'LU SAMSUN SEYAHATİ 41

SELANİKLİ ATATÜRK, İNGİLİZ İSTİHBARATININ (GİZLİ SERVİSİNİN) TÜRKİYE ŞEFİ RAHİP FREW (FRO, FRU) İLE NİÇİN BAŞBAŞA GİZLİ GÖRÜŞMELER YAPMIŞTI? 80

İNGİLİZLER İLE BLACK JUMBO KOD ADLI AJANLARI ATATÜRK'ÜN PADİŞAH VAHİDEDDİN'İ İSTANBUL'DAN KAÇIRTMAK İÇİN ÇEVİRDİKLERİ DOLAP 101

SELANİKLİ ATATÜRK'ÜN İNGİLİZ İSTİHBARATININ AJANI BİR HAİN OLDUĞUNUN İSPATI 116

DR. SELİM ERDOĞAN’IN SELANİKLİ ATATÜRK’ÜN BLACK JUMBO’LUĞUNA İTİRAZINA DAİR 127

BİR “HALK DÜŞMANI”: SELANİKLİ MUSTAFA ATATÜRK 137

OSMANLI DEVLETİ'NE KARŞI CURZON-ATATÜRK KUMPAS VE KOMPLOSU 160

ZAMPARA ATATÜRK'ÜN TÜRK KADININA YÖNELİK "COUP"SU 174

*


DİBACE

 

Selanikli Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştiği söylenen Türk Kurtuluş Savaşı’nın bir İngiliz operasyonu olduğu kesindir.

Çünkü, söz konusu savaşın iki komutanı, yaşanan olayın bir İngiliz operasyonu olduğunu itiraf etmiş durumdalar.

Bunlardan ilki, Selanikli’yi askerlikten istifa ettiği en zayıf anında destekleyerek önünü açan (Kurtuluş Savaşı’nın Doğu Cephesi Komutanı) Kâzım Karabekir Paşa.

Selanikli zamparanın has adamlarından Ahmet Akif Ağaoğlu’nun (Agayef) oğlu Samet Ağaoğlu şunu yazmış bulunuyor:

“Merhum Karabekir, bana bir gün, Mustafa Kemal'in İngilizlerle anlaşarak Milli Mücadele'ye girdiğini, İngilizlerin [komünist devrimini yapmış olan] Ruslara karşı Türkiye'den daha iyi bir mukavemet [direniş] cephesi kuramayacaklarını anladıklarını söylemişti.”

(Samet Ağaoğlu, Siyasî Günlük, haz. Cemil Koçak, İstanbul: İletişim Y., 1992, s. 219.)

İkinci isim ise, tahmin edilebileceği gibi, Batı Cephesi Komutanı Orgeneral İsmet İnönü.

Selanikli’nin sağ kolu ve baş destekçisi olarak uzun yıllar başbakanlık yapan, ve onun ölümünün ardından Cumhuriyet’in ikinci cumhurbaşkanı olan İnönü, 1973 yılında, cumhuriyetin ilanının 50’nci yıldönümü vesilesiyle verdiği demecinde aynen şunu demişti:

"İstiklâl mücadelesinin başarısı da esasında İngilizlerin buna karar vermesi ve diğer müttefikleri de bunu kabule mecbur etmesiyle mümkün olmuştur."

(Milliyet Gazetesi‘nin 29 Ekim 1973 tarihli sayısından aktaran Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, İstanbul: Yordam Kitap, 2018, s. 60.)

*

Türk Kurtuluş Savaşı’nın bir İngiliz operasyonu olduğunun anlaşılması için başka belge ve tanığa ihtiyaç bulunmamaktadır. Çünkü, savaşın iki asal komutanı bu gerçeği itiraf etmiş durumdadır.

İtirafın bulunduğu yerde şahit ve delil aramak lüzumsuz işgüzarlıktır. Daha doğrusu aptallık.

Doğal olarak (sonradan Atatürk soyadını alarak millete dolaylı biçimde “Hepinizin ninesini gördüm” demek anlamına gelecek bir saygısızlık yapmış olan) Selanikli’nin, kendisinin İngiliz işbirlikçisi olduğunu itiraf etmesi beklenemezdi.

Sözlü olarak böylesi bir itirafta bulunmadıya da, Kurtuluş Savaşı’nın ardından benimsediği (“hayatın olağan akışı”na aykırı) radikal ve keskin söylem değişikliği ile darağaçlarının gölgesinde sergilediği diktatöryal icraatı, itiraftan daha güçlü bir karine durumundadır. 

*

Olayın bir İngiliz operasyonu olduğu Kurtuluş Savaşı’nın iki asal komutanının beyanıyla sabit olduğu için, bu gerçeği ispat çabası içine girmek, hâsılı tahsil nevinden bir tekrara düşme anlamına gelecektir.

Yapılması gerekenin, İngiliz “devlet aklı”nın ve “istihbarat (gizli servis)” mekanizmasının bu operasyonu nasıl bir ince planlama ve ne tür hilelerle gerçekleştirmiş olduğu hususuna ışık tutmaktan ibaret olduğu söylenebilir.

Söz konusu operasyonun temel amacı, Osmanlı Devleti’nin siyasî ve hukukî varlığına son vermekti. İngilizler bunda başarılı oldular, fakat onların asıl başarısı bu değildir. Asıl başarıları, bunu Türk milletine, “kendisi yapıyormuş gibi” gösterme becerisini göstermiş olmalarıdır.

Tarihte illüzyon harikası bu çapta başka bir operasyon yok. Eşsiz ve emsalsizdir.

İngiliz “devlet aklı”, bu operasyonu, profesyonel istihbaratçılardan beklenen bir mahviyetkârlığı, özveriyi ve duygusallıktan uzak rasyonaliteyi (ismini ve cismini, operasyondaki rolünü saklama, başarının başkalarının gelir hanesine yazılmasına razı olma hasletlerini) politikasının esası yaparak başarmış durumda.

Bütün başarıyı, Black Jumbo kod adını verdikleri işbirlikçileri ya da ajanları Selanikli’ye bahşedebildiler. (Ki varlığı bilinen fakat kimliği meçhul olan Black Jumbo’nun anlı şanlı Mustafa Kemal Atatürk olduğunu tarihçi-yazar Yaşar Gören titiz ve sabırlı inceleme ve araştırmasıyla ortaya koymuş durumda.)

*

Max Weber, geçtiğimiz asırlarda dünyada (esas itibariyle Batı’da) yaşanan modernleşme ve sekülerleşmeyi, (bir başka deyişle) binlerce yıllık geleneksel yaklaşım ve anlayışların terk edilişini, Entzauberung (büyünün bozulması) kavramıyla ifade ediyordu.

Türkiye’de İngilizler’in gerçekleştirdiği operasyon da bir büyüye (Zauber) karşılık geliyor ve bir Entzauberung’a ihtiyaç var.

Aksi takdirde Türkiye Cumhuriyeti Devleti “Made in England” damgası ile varlığını sürdürmek zorunda kalacaktır. Kendisi olamayacaktır. Büyülenmiş bir otomat olmaktan kurtulamayacaktır.

Büyünün esasını, Selanikli Black Jumbo’nun bir kurtarıcı gibi gösterilmesi oluşturuyor.

Türk devleti, 1923’te kurulmuş (Afrika’nın muz cumhuriyetlerini andıran) hüdai nabit köksüz ve nevzuhur bir devlet değildir. 1923’te yapılan şey, Osmanlı Devleti tabelasının kaldırılıp yerine cumhuriyet levhasının asılmasından ibaretti. Devlet teşkilatı bütünüyle aynıydı.

Ancak, İngiliz büyüsü, devletin bedeni ile ruhu arasındaki irtibatın kesilmesine yol açmıştı.

Yeni “gasıp” devlet eliti millete, milletin medeniyet ve kültürüne, dinine ve imanına savaş açmış bulunuyordu.

*

İngiltere’nin İkinci Dünya Savaşı’nda burnunun sürtülmesi ve dünya siyasetindeki ağırlığının azalması ile birlikte üzerimizdeki büyüsünün etkisinde de tedricî bir zayıflama ortaya çıktı, fakat tümden son bulmuş değil.

Büyünün son bulması, Türkiye’nin Kemalizm/Atatürkizm yükünü sırtından atmasına bağlı.

İnsanüstü-tanrısal Atatürk mitosu kaldırılıp atılmalı ve Selanikli Mustafa Kemal’in gerçekte İngilizler tarafından Osmanlı Devleti’ni yıkmakla görevlendirilmiş bir taşeron olduğu millete anlatılmalıdır.

Bu gerçeğin İsmet İnönü ve Kâzım Karabekir’in yaptığı şekilde masum kelimelerle söylenmesi yeterli değildir, milletin anlayacağı şekilde (“büyüyü bozacak” dozajda ve açıklıkta) dile getirilmesi gerekmektedir.

Milletin, Ata Türk diyerek yücelttiği şahsın, Türk tarihinin en büyük hainlerinden biri olduğunu öğrenmeye hakkı vardır.

Selanikli İngilizler’le işbirliği yaptı diye bizim de İngiliz’in operasyonunun anıt mezarında mum yakmamız gerekmiyor.

 

يانورَ حياة